DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU (DEHB)
Beyin ön bölge duyarlılığı sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
Beyin ön bölgesinin artmış olan duyarlılık özellikleri DEHB ‘ le gelen hastanın temel yakınmalarını oluşturur. DEHB’ yi ve hafif (subklinik) formlarını anlamak, beyin ön bölge özelliklerinin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
Hiperaktivite, yerinde duramayan, hareketli çocuklar için söylenen bir terim gibi algılanır. Oysa yüz, parmak, kol, bacak hareketleri de hiperaktivitenin bir göstergesidir. Dikkatin verilmesi gereken durumlarda kimi insanlarda mimiklerin fazla hareketli olduğu gözlenir. Hiperaktivite, insanın tüm yaşamı boyunca ortaya çıkabilen kimi psikolojik etkenlerle tetiklenen bir tablodur. Heyecan ile beyin önbölge duyarlılığının arttığı durumlarda, beyindeki motor kontrol merkezinin etkilenmesi sonucu hiperaktivite ortaya çıkar.
DEHB tanılarıyla görülen çocukların durumları birbirinden farklıdır. Hepsi de kendine özel benzersizdir. Binlerce çocuğun QEEG ( beyin haritası ) bulgularını karşılaştırdığınızda, karşınıza birbirine benzemeyen binlerce sonuç çıkabilir. Beyin çalışma özellikleri iyi bilindiğinde bu durum daha kolay anlaşılır. (26)
DEHB İÇİN AMERİKAN PSİKİYATRİ BİRLİĞİNİN DSM IV TANI ÖLÇÜTLERİ
A yada B maddelerinden biri olmalıdır.
A.- Dikkatsizlikle ilgili en az 6 yakınma, en az 6 ay süreli olmalıdır.
Dikkatsizlik
Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar.
Çoğu zaman gerçekleştirdiği görevlerde ya da etkinliklerde dikkati dağılır.
Doğrudan kendisine söylenildiğinde çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür.
Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da işyerindeki görevlerini tamamlayamaz. ( karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlamamaya bağlı değildir.)
Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemede zorlanır.
Çoğu zaman, sürekli mental çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir.
Çoğu zaman görevler ve etkinlikler için gerekli olan nesneleri kaybeder.(Örneğin oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler kitaplar ya da araç – gereçler. )
Çoğu zaman dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır.
Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır.
B – Aşağıdaki hiperaktiflikle ve dürtüsellikle ilgili en az altı yakınma, en az altı ay süreyle olmalıdır.
Hiperaktivite
Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da yerinde kıpırdanıp durur.
Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar.
Çoğu zaman uygunsuz durumlarda koşuşturup durup ya da tırmanır (erişkinlerde huzursuzluk duygularıyla sınırlı kalabilir.)
Çoğu zaman sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır.
Çoğu zaman hareket halindedir.
Çoğu zaman çok konuşur.
Dürtüsellik
Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan cevabını yapıştırır.
Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır.
Çüğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yapılan etkinliklerin arasına girer. ( Örneğin, başkalarının oyunlarına ya da konuşmalarına karışır.)
II. A ya da B maddelerinde yer alan yakınmalar 7 yaşından önceden başlıyor olmalıdır.
III.Yakınmalar 2 ya da daha fazla ortamda olmalıdır. ( okul, işyeri, ev vb)
IV. Klinik açıdan bozuklukların açık belirtileri, sosyal yaşamda olmalıdır.
V. Bu yakınmalar diğer psikiyatrik tanılarla açıklanmamalı ve diğer hastalıkların gidişi sırasında ortaya çıkmamalıdır. (28)
Kısaca DEHB, beyin ön bölgesinde duyarlı çalışma özellikleriyle ortaya çıkan bir hastalıktır. DEBH’ nin hastalık düzeyine çıkmasının nedeni, her insanda görülebilen duyarlılık derecelerin DEBH’ de çok daha fazla artmış olmasındandır.(32)
ILIMLI BEYİN ÖN BÖLGE DUYARLILIĞI OLANLAR ANLATIYOR
Beyin ön bölge çalışmasıyla ilgili ortaya çıkan ılımlı duyarlılık belirtilerini, kişilerin kendi sözleriyle aktaralım.
Çocukken yaramazdım.
Okulu sevmezdim.
Okulda yersiz davranışlarım vardı.
Çocukken yatağımı ıslatırdım.
İlgimi çok çekmeyen şeylere dikkatimi veremem.
Ayrıntılar içinde kaybolur, esas konuyu kaçırırım.
Eşyaları unutur ya da kaybederim.
Uzun süreli dinleyemem.
Bir süre sonra yaptığım işin dışında, başka konularla uğraşırken bulurum kendimi.
Yeni şeyler öğrenme konusunda sıkıntım var.
Cinsel sorunlarım var.
Sıkılırım.
Kolum, bacağım, parmaklarım çok hareketli.
Sanki hemen kalkıp gitmeye hazır gibi bir halim var .
Düşünmeden hareket ederim.
Uzun süreli bir yerde oturamam. Kalkıp dolaşmak isterim.
Uzun süreli otobüs yolculuklarında sanki koltuk batar bana.
Gereksiz şeylere para harcarım.
Sorumsuzum.
Düşünmeden hemen cevap verir, aklıma ilk geleni söylerim.
Sıraya koymada, işleri bir düzen içinde takip etmede sıkıntım var.
Hoşgörülü değilim tolerans göstermem.
Trafik canavarıyım.
Sonunu iyi düşünmeden, sırf gururum yüzünden çok önemli konularda bile ani kararlar verebilirim.
Hayatta ‘’keşkelerim‘’ çoktur.
Çok alınganım.
Başkalarını küçük düşürdüğüm, utandırdığım olmuştur.
Parasını ödemeye gerek görmediğim birşeyi çalabilirim.
Dağınığım. O dağınıklık içerisinde bir düzenim var.
Dağınığım. Hep daha düzenli olmayı istedim.
Telaşlıyım.
Buluşmalara ya çok erken ya da çok geç giderim.
Rutin uğraşlardan sıkılırım.
Çok planlarım var, ama hiçbirini gerçekleştiremedim.
Zamanında ödemeler konusunda sıkıntım var. Unuturum.
Paramın hesabını bilemem.
‘’ Armut piş ağzıma düş ‘’ tarzında isteklerimin olmasını isterdim.
Her konuda çok bilgili ve yetenekli yardımcılarımın olmasını isterdim.
Bugünün işini yarına bırakırım.
Tutmakta zorlanacağım sözler verir, sonra pişman olurum.
Çok istekli ve heyecenlı başlarım, ama sonunu getiremem.
İşleri zamanında bitiremem.
İş performansım değişkendir.
Bulunduğumdan çok daha iyi yerlere gelebilirdim.
Sık hayal kırıklığı yaşarım.
Morelim çok bozulur.
Kolayca motive olurum.
Candan dostluklar kurmakta zorlanırım.
Başkalarının duygularını anlayamam.
Hoş sohbet olamadım.
İnsanlara küfredebilirim.
Haksızlığa tahammülüm yoktur.
Topluluk faaliyetlerine katılmam.
İşyerinde patronla, amirimle sorunlarım var.
Yönetimlerle sorunlarım var ( apartman yönetimi, belediye vb. )
Bilip bilmeden iddia ederim
Aşırı tepki gösteririm.
Aniden sinirlenir, çabuk durulur pişman olurum.
Motosiklet kullanmayı, paraşütle atlamayı, tehlikeli sporları severim.
Belamı arıyor gibi olurum.
Gereksiz yere endişe ederim.
Bazı yiyeceklere, içeceklere, ilaçlara bağımlılığım var.
Sıkça içim geçer, dalarım.
Yazım kötüdür, yazmayı sevmem.
Kafamdakileri kağıda dökmekte zorlanırım.
Baskı / stres altında çalışamam.
Sınav stresim var.Bildiklerim aklımdan uçar gider.
Ben çok çabaladıkça, sanki daha kötü oluyor.
Okumak uykumu getirir.
Sabah yataktan kalkmakta zorlanırım.
Sabah uyanabilmem için mutlaka bişeyler gerek ( çay, kahve, sigara,tatlı vb. )
Gece geç yatarım.
Düşünceler yüzünden uyku tutmaz.
Sabahları ve öğleden sonraları enerjim azdır.
Sıklıkla yorgun hissederim.
Kolayca korkarım, ürkerim.
Seslere, dokunmaya, ışığa karşı hassasiyetim var.
Anneme çok bağımlıyım.
Dikkatsizliğim yüzünden hatalar yaparım.
Çok hayal kurarım.
Tembelim.
Ya iyi olduğumu hissederim ya da kötü; ortasını bulmakta zorlanırım.
Sıra beklemek işkence gibi. . .
İstemeden başkasının sözünü keserim.
Birkaç kişi konuşurken söze girmekte zorlanırım.
Fıkra anlatamam.
Hatalardan ders çıkartamam.Aynı hataları tekrar ederim.
Okurken aynı satırı tekrar ettiğim olur.
Israrcıyım.
Hafızam kötüdür. İsimleri, yüzleri çabuk unuturum.
Çok konuşurum.
Sevdiğim insanlara sinirlenir. Gereksiz kalplerini kırarım.
Kolay yorulurum.
Nedensiz suçluluk duyarım.
Ciddi konulara bile aldırmadığım olur.
Kendimi savunma durumunda kalmaktan bıktım artık.(32-35)
BEYİN ÖN BÖLGE DUYARLILIĞINA ÖRNEK KİŞİ
Biyolojik saatleri bozuk olduğundan, sabah uyanmakta zorluk çekerler.
Kimi zaman hiç anlam veremedikleri bir gerginlikle güne başlarlar. Suratları bir karış asıktır.Her zamanki gibi işe geç kalmıştır.
Emirli ifadelerle süslüdür sözler:
Çayımı koy, çorabım nerede? Bir tostu yapmak bu kadar uzun sürer mi ?
Eğer gün böyle başladıysa büyük olasılıkla böyle devam eder.
Sabah rahat uyanmış ise, sözleri daha yumuşak olabilir.
Canım anneciğim ya da canım karıcığım, şu tostu biraz daha çabuk yapsan, diyorum.
İfadeler biraz daha yumuşaktır, ama anlamları hep aynıdır. İnsanları rahatsız eder. Ama özelliklede sevdiklerini üzer. O an o sözlerin karşı tarafı kırdığını düşünemez bile.
Ne yapayım. Ben böyleyim, elimde değil gibi savunmaları vardır.
Duygu durumları değişkendir. Küçük şeyleri dert edinmeleri, günlerinin kötü geçmesine neden olur. Arada olan küçük şeylerle morali çabucak düzelebilir.
Yoğun sabah trafiğinde aracını kendi kullanıyor ise, ya emniyet şeridini ihlal etmekte tereddüt etmez ya da ihlal edenlere kızar, korna çalar, küfreder hatta aracıyla taciz eder. Çünkü haksızlığa gelemez. Ama isterse çok iyi bir biçimde haksızlık edebilir.
İşyerinde muhakkak sevmediği birileri vardır. Müdürü, mesai arkadaşı, ya da çaycı!
Sigara çay ikilisi elinden düşmez. Kullanmıyorsa yerine koyacak sakız, kalem, tesbih gibi hareket oluşturacak bi şeyler bulabilir.
Sık iş değiştirir. Çalıştığı yerlerde bir süre sonra sıkılmaya başlar. Patronu, müdürü bahane eder. İnsanları beğenmez. Onlarla kavga edebilir. Hareketinin sonunun nereye varacağını göremez. O an düşünemez.
Kolay motive olurlar. Amiyane tabirle dolduruşa gelirler. Aslanım, hadi göreyim gibi sözlerle iyi işler çıkartabilirler. Önemli olan istekli olmalarıdır. O zaman dikkatlerini toplayıp başarılı olabilirler. Çünkü motivasyonun beyin ön bölgesini uyarıcı özelliği vardır ve duyarlılıkları geçici süre düzelterek iyi çalışmasını sağlar.
Birsürü projeleri vardır kafasında. Etrafındakilere heyecanla anlatır. Gelecekle ilgili öngörüsünün zayıf olması ve aceleci yönü, değişik projeleri başlatma konusunda ona cesaret verir. Ama onlarca projeden birini bile sonlandıramaz.
Sabah zor kalkacağını bildiği halde, o gece de diğer geceler gibi geç yatar. Çünkü gelecekle ilgili öngörüsü zayıftır.
Heyecan verici olayların, beyin ön bölge duyarlılığını geçici olarak düzeltebilme özelliği vardır. Motosiklet, dağcılık, paraşütle atlama gibi sporlar, trafikte kurallara uymamak, eşini aldatmak, kumar oynamak, bilgisayar oyunları vb. heyecan verici tüm faaliyetler yapılırken hipotalamus böbreküstü bezlerinden adrenalin salınır. Adrenalin beyin ön bölge duyarlılığını geçici olarak düzeltir ve iyilik hali sağlar. Ancak bu durum bağımlılığa yol açabilir ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyebilir.
Anlatılan bu örnek, dikkat eksikliği olan tiplemelerden biriydi.Kötü yönleri anlatılan bir örnek!
Oysaki beyin önbölge duyarlılığı, yaratıcı sanatçıların çoğunda vardır. Beyin dalgalarından teta aktivitesinin beyin ön bölgesine verdiği duyarlılık, her zaman kötü sonuçlar doğurmaz. Yaratıcılık özelliği de teta aktivitesinin bir tesellisidir.
Çoğu projeler bilindiği üzere haftalık, aylık ya da yıllık planlarda gerçekleştirilir. Oysa bir ilhamla yaratılan eserin fikri oluşumu, saniyeler içinde bile gelişebilir.
John Lennon, Leonerdo da Vinci dikkat eksikliği olan sanatçılardı. Farklı kişilik özelliklerine sahiplerdi.Beyin ön bölgesinin yarattığı dengesizlikleri yani teta dalga etkinliğini, çok iyi kullandıkları anlaşılıyor.Yaratıcılığın kısa süreli ilhamının Da Vinci ‘ nin uzun soluklu çalışmalara motive olmasını sağladığı düşünülebilir.(35-37)
BEYİN ÖN BÖLGESİNİN BİLİMSEL GEÇMİŞİ
Beyin ön bölgesinin çalışmasıyla akıl ve kişilik özelliklerinin ortaya çıkmasını bilim dünyasına fark ettiren önemli ilk örnek, Phineas Gage adlı demir işçisinin 1848 yılında geçirmiş olduğu kazadır. Kaza sonrası kafasındaki demir çıkartıldıktan sonra hafif görme kaybının ve yüz felcinin ortaya çıktığı farkedilmiş.İşine bu şekilde geri dönen Gage ‘ de zaman içinde farklı kişilik özelllikleri geliştiği gözlenmiş. Kaza öncesi çalışkan, sorumluluk sahibi ve arkadaşları tarafından sevilen biri olan Gage, kaza sonrası uygunsuz davranışlar sergileyen, kurallara uymayan, saygısız, hoşgörüsü olmayan, küfürbaz, kaprisli, kararsız, uyumsuz, çocukça davranışlar sergileyen biri olmuş. Dr. Harlow notlarında Gage’ nin akıl özelliklerini yıllar geçtikçe kaybettiğini bildiriyordu.
1935 yılında Nörolog Dr. John Fulton, beyin ön bölgesi çıkarılan şempanzelerin tüm uyarılara tepkisiz kaldıklarını saptadı. Benzer deneylerin ardından kimi akıl hastalıklarına beyin ön bölge operasyonları yapılmaya başlandı. Lökotomi adı verilen bu operasyonlarda, beyin ön bölgesinden çıkan sinir damarları kesildi. ABD başkanı John F. Kennedy’ nin kızkardeşi Rosemary’ ye kişilik bozukluğu nedeniyle yapılan operasyon sonucunda kişilik özelliklerini tamamen yitirdiği, tepkisiz olduğu, yaşayan bir bitkiden farksız hale geldiği gözlendi.
12 yaşındayken iken ice-pick lobotomi adı verilen ve küçük bir parçanın çıkartılmasıyla yapılan beyin ön bölge operasyonu geçiren Howard Dully, ruhunda bişeylerin çalındığı duygusuyla yaşadığını belirtmiş. (39-40)
BEYİN VE ÖN BÖLGESİ
Duygu, düşünce ve davranışlarımız; beyinde bir terzi hassaslığında tartılarak ortaya çıkar. Tartının bir kefesinde beyin ön bölgesi diğer kefesinde beyin alt bölgeleri, özellikle limbik sistem yer alıyor.
Beyin ön bölgesi, beynin hem giriş hem de çıkış kapısı gibidir. Beyne dışarıdan bir uyarı geldiğinde beş duyuyla anılan bilgiler beyin ön bölgesinde toplanır. Buradan ilgili birimlerle bilgi alışverişinde bulunarak uygun tepkiyi ortaya koyar (41-42).
Beyin ön bölgesi iyi durumda olan bir kişi işini zamanında bitirir, ötelemez. Öteleyen, işler biriktikçe strese girer. Stresin kaynağı, duyarlı beyin ön bölgesidir. Stres hali, ayrıca, beyin ön bölge çalışmasına zararlıdır. Bu kısır döngü, beyin ön bölgesinin çalışma özelliklerinin çok daha fazla bozulmasına yol açar.
Eğer bir kişi elimde değil savunmasına sığınıyorsa akıl özelliğini yeterince kullanmıyor demektir.
Örnekten de anlaşılacağı üzere; stresli ortamı yaratan kişinin kendisidir, çevre değil. Çünkü çevreden gelen stres hep vardır. İnsan, akıl özelliği ölçüsünde stresle mücadele edebilir. İşim çok yorucu diyen bir kişi, benim beyin ön bölgem bu işi yapmaya yeterli düzeyde değil demek istemektedir. (84)
UMUT VEREN BİR TEDAVİ YÖNTEMİ: NÖROTERAPİ
Yaşantımız boyunca sürekli yaptığımız bir beyin egzersizi vardır. ‘’ Öğrenmek’’
Babasından toplum kurallarını almamayı öğrenen çocuk, sorumsuzluk ve kurallara uymama özelliklerini öğrenebilir ve bu öğreti sonucu kişilik özellikleri o yönde gelişebilir. Şeker yiyen çocuğun beyin ön bölgesi, şekerin uyarıcı özelliğini öğrenir ve duyarlılığın arttığı durumlarda, şeker yeme isteği uyandırarak bunu alışkanlık haline getirebilir. Davranışlar, etkilere verilen tepkiler, beslenme özellikleri ve yaşantımızı etkileyn pek çok özellik beyin tarafından öğrenilir ve yeri geldiğince kullanılarak değerlendirilir.
Öğrenme özelliği kullanılarak, beyne doğru çalışma biçimi öğretilebilir mi?
Bisikleti sürmeyi, yüzmeyi öğrenen beyin, kazandığı bu özellikleri ömür boyu unutmuyor. Aynı yöntemle beyin, yanlış öğrendiklerini düzeltebilir mi? Bu soruların yanıtı nöroterapi yöntemiyle bulunuyor.
NÖROTERAPİNİN GEÇMİŞİ
1924 yılında Hans Berger, bir çift elektrotla ilk EEG kayıtlamasını gerçekleştirdi. 1932’ de G.Dietsch , adı sonradan QEEG olan ilk dalga analiz yöntemini uyguladı. 1968 yılında Joe Kamiya, alfa dalga gücünün ( amplitüd ) istemli olarak kontrol edilebileceğini ve anksiyete bozukluklarında faydalı olabileceğini bildiren çalışmasını yayımladı. İlk Nöroterapi uygulaması olan bu yayın, kimi bilim çevrelerini etkileyerekyöntemin yaygınlaşmasını sağladı.
Günümüz nöroterapi uygulamalarının yaygın ve etkili bir yöntem olmasını sağlayan çalışmaları, 1970’ li yıllarda Barry Sterman ve Joel F.Lubar gerçekleştirmiştir. İki kulağı birleştiren hayali çizginin altında kalan beyin bölgesi sensorimotor korteks adıyla anılır. Buradan yapılan kayıtlamalarda 12-15 Hz.
arasında kalan beyin dalgalarına sensorimotor ritim (SMR) adı verilir.Anılan iki bilimadamı, maymunların epilepsi nöbetlerine karşı daha dayanıklı olduklarını gösterdiler. Ardından uygulamayı epilepsi hastalarında yaptılar, nöbet sıklığında ve ilaç dozunda azalmalar gözlediler.
Bu başarıların ardından çalışmalar daha da genişletildi ve ilaçlara dirençli epilepsi hastalarının nöbet sayılarında ortalama yüzde 70 azalma gözlendi. Lubar, 10 yıl boyunca uyguladığı dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu çalışmalarında yüzde 80 başarı sağladı.
Nöroterapi, 1980’ li yıllardan sonra dünyaya yayıldı ve çeşitli yöntemler geliştirildi. Halen onlarca farklı nöroterapi cihazı üreten firmayla, yaygın olarak kullanılan beş ayrı QEEG programıyla, iki adet kabul gören bilimsel yayın organıyla, üç ayrı bilimsel dernekle ve dört ayrı grubun gerçekleştirdiği uluslar arası kongrelerde yaygınlığı gün geçtikçe artan bir tedavi yöntemi oldu.
UYGULAMA YÖNTEMLERİ
Nöroterapi 30 dk. Süren seanslar halinde uygulanır. Haftada en az 4, en fazla 18 seans uygulanabilir. Seans sayısı QEEG sonuçlarına göre belirlenir. Kimi özel durumlarda seans sayısının önemi olmayıp sürekli seans halinde terapi verilebilir. Örneğin 15 aylık; başını tutamayan, kol ve bacaklarında istemli hareket olmayan, cisimleri takip etmekte zorlanan, gelişme geriliği gösteren bir çocuğa günde 4-8 saat nöroterapi uygulanabilir.
Nöroterapi aletine bağlı olan üç ya da beş adet elektrot kafaya bağlanarak sürekli kayıt sağlanır. Aletin diğer ucu bilgisayardadır. Çalışılan bölgenin ölçümleri bir grafik ya da animasyon halinde kişiye monitörde gösterilir. Beyin dalgalarının hareketine göre animasyon hareket eder. Olması gereken dalga hareketine en yakın değer ‘’eşik’’ olarak belirlenir ve eşik değer yakalandığında aletten çıkan ses, olumlu geri beslenme (pozitif feedback) olarak beyni telkin eder. Saptanan eşlik değer, beynin gösterdiği başarıya göre her seans başında ya da seans sırasında tekrar ayarlanabilir. Eşik değer normal çalışma düzenine geldiğinde beynin normal çalışma
Düzenini öğrendiği görülür. QEEG çekimi tekrarında seansların başarısı takip edilir.
Diğer bir nöroterapi yöntemi HEG’dir (hemoensefalografi). Amacı başa bağlanan bandın içinde yeralan kızılötesi ışın kaynağıyla (NIRS) beyin ön bölge kanlanmasını ölçerek artırmaktır. Bu yöntemde de geri beslenme özelliği kullanılır. Seanslarla artan kanlanma oranı, metabolizma ürünlerinin daha hızlı bir şekilde uzaklaştırılmasını sağlar, daha çok oksijen ve gerekli maddelerin ulaştırılmasıyla beyin ön bölge hücrelerinin daha etkin çalışması sağlanır.
GÜNCEL NÖROTERAPİ
ABD’ de başlayan ilk nöroterapi uygulamaları , 30 yıldan bu yana nörolojide, psikiyatrist ve psikologlar tarafından birçok ülkede ilgi görüyor. QEEG öncülüğünde uygulanan nöroterapinin yan etkisi yoktur. Teorik olarak beyin çalışma bozukluğu gösteren ya da QEEG sonucunda anormallik saptanan her olguda uygulanabilir. Epilepsi, migren, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, şizofreni, kronik yorgunluk sendromu, fibromiyalji sendromu, otizm, depresyon, parkinson, anksiyete bozuklukları (panik atak, obsesif-kompülsifbozukluklar, travma sonrası stres bozukluğu vb.) Alzheimer hastalığı gibi nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda yayımlanmış başarılı çalışmalar bulunuyor.
NASA’ da astronot pilotların dikkatlerini arttırmada, iş ve okul performansı arttırmada, müzisyenlerde de performans arttırmada kullanılmış, başarılı sonuçlar alınmıştır. Halen dünyanın hemen her ülkesinde uygulanıyor. Kimi uygulayıcılar sadece nöroterapi yapıyor, diğer hekimler tedavi yöntemlerine nöroterapiyide ekliyor.
Nöroterapinin yaygınlaşmasında , NASA’nın gösterdiği ilginin, önemli bir etkisi oldu.
Nöroterapi, beyin çalışma duyarlılıklarını düzeltebilen bilimsel bir yöntemdir. Dışarıdan hastaya herhangi bir uyarı verilmez. Uygulama sırasında ağrı hissedilmez.
Aşırı sinirli, dikkati dağınık, uykusuzlık çeken, başağrıları olan kişinin nöroterapiden çok fayda gördüğü ve bu yakınmalarına eşlik eden hipertansiyon ve kanşekeri sorunlarının da düzelebildiği görülmektedir. Çünkü nöroterapiyle beyin ön bölge duyarlılığı azaltılarak, hem beynin hem de vücudun daha iyi kontrol edilmesi sağlanabilir.
Hastalıklarda, beyin hücrelerinin çalışma özellikleri etkilendiğinden yeterli düzeyde nörotransmitterlerin yapılamaz. Psikiyatri ve nöroloji tedavi yöntemlerinde kullanılan ilaçlar , iki beyin hücresi arasında iletişimi sağlayan nörotransmitterlerin oranını etkiler.Görüldüğü gibi asıl sorun hücrelerin çalışma özelliklerinin bozulmasıdır. Bozulan hücrelerin yapamadığı maddeleri dışardan vermek, sorunu çözmez, sadece geçici iyilik hali sağlar.
Çin atasözünde belirtildiği gibi, ‘’ Aç olana balık verme, balık tutmayı öğret’’
Nöroterapi yönteminde, aç olan beyin hücrelerine nasıl balık tutması gerektiği öğretilir.
Beyin çalışma bozukluklarıyla ortaya çıkan hastalıklar, öğrenme modelli tedavi yöntemleriyle düzeltilerek, kalıcı etkiler sağlanabilir.
İzzet Zülküf ÇELİK
Uzm. Psikolojik Danışman